Ana içeriğe atla

14.3.4 subklinik hipotiroidizmde Kardiyovasküler risk işaretleyici markırları

14.3.4 subklinik hipotiroidizmde Kardiyovasküler risk işaretleyici markırları
14.3.4.1 Karotis İntima-Media Kalınlığı

aterosklerozun hızlanması tiroid disfonksiyonun kardiovaskuler riskini artırdığı anlamına gelmektedir. aterosklerozisin güvenilir ve noninvazif ölçümü karotis intima kalınlığıdır(IMT). bir çok gözlemsel araştırmada karotid İMT ve CHD nin riskleri arasında bir ilişki olduğu gösterilmiştir ve tüm mortalite nedenleri geleneksel risk faktörlerinden bağımsız olduğu gösterilmiştir [33, 55]. aşikar hipotiroidili 35 hastadan oluşan bir vaka-kontrol çalışmasında kontrol grubuyla karşılaştırıldığında karotit IMT ve yüksek kolesterol seviyelerinin artmış olduğu bulundu [56].
1 yıllık L-T4 tedavisiyle TSH değerleri normale geldi ve karotit IMT değerinde anlamlı azalma oldu. bu azalma total kolesterol seviyeleriyle pozitif bir ilişkili olduğu gösterdi, buda tiroid disfonksiyonlu hastaların da ateroskleroz artışının primer mediatorü lipid anomalileri olduğunu düşündürmektedir. Monzani ark. tarafından yapılan çift kör, plasebo konrollü çalışmada,
subklinik hipotiroidili hastalarda kontrol grubuna göre karotit IMT de anlamlı artış olduğu gösterilmiştir [10]. bu ilişki hafif (TSH < 10 mg/dl) ve orta(TSH > 10 mg/dl) subklinik hipotiroidizmde benzerdi .

TSH yükselmesinden bağımsız olarak L-T4 tedavisi IMT de ortalama %10'luk anlamlı azalmayla sonuçlandı. IMT deki ortlama azalma direkt olarak total kolesterol azlamasıyla ilgiliydi, subklinik hipotiroidide ki serum lipid anomalileri ve ateroskleroz arasında güçlü bir bağ olduğunu desteklemektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

8)EGO BÜTÜNLEŞMESİ YA DA UMUTSUZLUK DÖNEMİ

8)EGO BÜTÜNLEŞMESİ YA DA UMUTSUZLUK DÖNEMİ Psikososyal kriz: ego bütünlüğü ve umutsuzluk Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu: bilgelik Yaşlılık dönemini kapsar. Özerklik duygusu zayıflamakta, girişimcilik kaybolmakta, yakınlık ve üretkenlik azalmaktadır. Yaşlı birey beden ve zihin arasındaki bozulan bütünlüğü sağlamak, hayata düzen ve anlam verebilmek için bir araç olarak felsefeyi kullanır. Benlik bütünlüğü benliğin kendi içinde bir düzen ve anlamının bulunmasıdır. Olumlu, olumsuz, acı, tatlı yönleri ile bütün bir yaşamın olduğu gibi kabul edilişidir, geleceğin korku ve endişe ile karşılanmamasıdır. Ego bütünlüğü bedendeki güç kaybı, bellekte zayıflama ve toplumsal açıdan da üretkenlik ve sorumlulukla ilgili kayıpların bir denge içinde bir arada tutulmasıdır. Geçmişin yeni baştan yaşanabilmesi için bir pişmanlık yoktur. Benlik bütünlüğüne ulaşmış kişi ölümden korkmaz. Bu evrede daha önceki dönemlerde kazanılmış benlik özelliklerinin iyice olgunlaşması ve birbirleriyle bütünleştiril...

AĞRININ ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ

AĞRININ ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ PERİFERAL RESEPTÖRLER Ağrı bilinç durumu ile ilişkili duyusal ve duygusal bir deneyimdir. Bir bireyin ne düzeyde ağrı hissedeceği hoşa gitmeyen uyaranların oluşturduğu ağrı uyarısı ve bu ağrıyı düzenleyen süreçlerin birbirleri ile etkileşimlerinin sonucudur. Ağrı deneyimini, nosisepsiyondan ayırt etmek önemlidir. Ağrı deneyimi hoşa gitmeyen uyaranların, ağrı şekline dönüşümünde görev alan nöral süreçleri tanımlar. Ağrı ve doku hasarı arasındaki ilişki çoğu hasta ve hekim tarafından yanlış anlaşılmaktadır. Daha fazla doku hasarının daha yoğun ağrı hissi uyandıracağı varsayımı sezgiseldir: inatçı ağrısı olan hasta zaman içinde ağrı şikayeti üzerine yoğunlaşır ve muayene eden hekim bu ağrı şikayetine yol açabilecek herhangi bir bulgu genellikle bulamaz ve hasta gözünde güvenilmez hale gelir. Doku hasarı derecesi ile ağrı şiddeti arasında basit bir doğrusal ilişki olmadığının anlaşılması ve ağrı deneyiminin karmaşıklığının ve birçok etkenden etkilendiğinin ...

MAKROLİDLERE VE LİNKOZAMİDLERE DİRENÇ MEKANİZMASI:

MAKROLİDLERE VE LİNKOZAMİDLERE DİRENÇ MEKANİZMASI: DİRENÇ ELEMANLARININ YAPISI VE KLİNİK ETKİLERİ klinik izolatlarda makrolid ve linkozamid dirençlerinde artış olduğu bildirilmiştir. ribozomal modifikasyon, antibiyotik effluksü, ve ilaç inaktivasyonu gibi multiple direnç mekanizmaları çeşitli direnç fenotiplerinin oluşmasına neden olur. in vitro makrolit direncinin klink önemiyle ilgili bir tartışma mevcuttur.Son veriler bakteri eridikasyonuyla Çocuklarda akut otitis media klinik sonuçlarının korelasyon halinde olduğunu göstermesine rağmen , makrolid tedavisiyle makrolid-resisdant pnömokokların eradikasyonunda gecikme olmasıyla sonuçlanmıştır. bu sonuçlara göre in vitro makrolid rezistansının belirlenmesi ve klavuz tedavisinin duyarlılık testlerinin doğru analizlenmesinin gerektiğini desteklemektedir. makrolidler >15 dekaddan beri bilinmektedir ve tedavi için eritromisin başlanmasıyla birlikte bir çok molekül klinik kullanım için geliştirilmiştir. gram-pozitif...