Ana içeriğe atla

İNSAN GELİŞİMİ

İNSAN GELİŞİMİ
Gelişim dönemleri bedensel (fiziksel, motor, dil) gelişme, bilişsel gelişim, sosyal ve duygusal (ruhsal) gelişme olarak ayrı ayrı ele alınabilir. Aslında bu dönemlerin tümü iç içe geçmiş ve birlikte seyretmektedir. Birindeki bir aksaklık hem kendi içindeki gelişimi hem de diğer gelişimlerin akışını süre ve şiddet yönünden etkiler.
Bedensel gelişme; ağırlık ve boy ölçülerinin artması yanı sıra emekleme, yürüme, koşma, yazma gibi motor becerilerin gelişimi ve iletişimde önemli yeri olan dil gelişimini içermektedir. Mental-motor gelişim yapısal ve çevresel faktörler arasındaki etkileşimin sonucu olarak çocuğun işlevlerinin değişmesi ve artmasıdır. Gelişme hep aynı sırayı izlemektedir. Ancak gelişimsel işlevlerin başarıldığı yaşlar arasında farklılıklar görülebilir. Bu değişkenlik genetik özelliklerden (anne babanın zeka düzeyi gibi), çevresel etkenlerden (beslenme ve beş duyu ile elde edilen deneyimler gibi), sosyokültürel düzeyden, çocuğun cinsiyeti, kişilik özellikleri, aile içindeki sırası gibi bazı faktörlerden etkilenir.
Ruhsal gelişim ise ruhsal-sosyal gelişim, ruhsal- cinsel gelişim ve ahlak gelişimi gibi ruhsal yapının birçok alanını içeren gelişim alanıdır.
Gelişmenin Değerlendirilmesinde Kullanılan Ölçütler:
• Dişlerin gelişmesi, çıkması ve değişme yaşı
• Kemiklerin olgunlaşma derecesi
• Nöromotor gelişme derecesi
• Zeka düzeyi ve psikososyal gelişme
• Cinsel gelişme düzeyi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

8)EGO BÜTÜNLEŞMESİ YA DA UMUTSUZLUK DÖNEMİ

8)EGO BÜTÜNLEŞMESİ YA DA UMUTSUZLUK DÖNEMİ Psikososyal kriz: ego bütünlüğü ve umutsuzluk Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu: bilgelik Yaşlılık dönemini kapsar. Özerklik duygusu zayıflamakta, girişimcilik kaybolmakta, yakınlık ve üretkenlik azalmaktadır. Yaşlı birey beden ve zihin arasındaki bozulan bütünlüğü sağlamak, hayata düzen ve anlam verebilmek için bir araç olarak felsefeyi kullanır. Benlik bütünlüğü benliğin kendi içinde bir düzen ve anlamının bulunmasıdır. Olumlu, olumsuz, acı, tatlı yönleri ile bütün bir yaşamın olduğu gibi kabul edilişidir, geleceğin korku ve endişe ile karşılanmamasıdır. Ego bütünlüğü bedendeki güç kaybı, bellekte zayıflama ve toplumsal açıdan da üretkenlik ve sorumlulukla ilgili kayıpların bir denge içinde bir arada tutulmasıdır. Geçmişin yeni baştan yaşanabilmesi için bir pişmanlık yoktur. Benlik bütünlüğüne ulaşmış kişi ölümden korkmaz. Bu evrede daha önceki dönemlerde kazanılmış benlik özelliklerinin iyice olgunlaşması ve birbirleriyle bütünleştiril...

subklinik tiroid disfonksiyonu ile Mİ ve mortalitesi arasındaki ilişki 15

subklinik tiroid disfonksiyonu ile Mİ ve mortalitesi arasındaki ilişki 15 Reto Auer and Nicolas Rodondi 15.1 giriş "Subklinik tiroid fonksiyon bozukluğu" anormal TSH düzeyi ve normal T4 düzeyi olan hastaların durumunu tanımlar [1]. bir çok gözden geçirme çalışmasına göre TSH üst sınırı 4.5–5.0 mU/l [1, 2], fakat bazı otörlere göre TSH üst sınırı 2.5–3.0 mU/l a düşürülmelidir [3, 4]. bu referans aralıklar baz alındığında, subklinik hipotiroidi (SHypo) prevalansı yetişkinlerde yaklışık 4%, ve subklinik hipertiroidi(SHyper) için prevalans 1%ayrıca kadınlardave yaşlı yetişkinlerde prevalans daha yüksektir [2, 5–7]. tiroid disfonksiyonunun tarama ve tedavisine izin verilmesi hakkındaki tartışmalar devam etmektedir [1, 2, 8, 9], mevcut riskler hakkındaki kanıtlar sınırlıdır [1, 2] ve ilgili klinik sonuçlar için randomize kontrollü çalışmalar henüz yapılmamıştır [2, 10]. burada tiroid fonksiyon bozukluğu ve kalp yetmezliği ve ölüm arasındaki ilişki ile ilgili gözden geçirme...

Merkezi Sinir Sisteminin Savunma Mekanizması-online tıbbi makale çeviri

Merkezi Sinir Sisteminin Savunma Mekanizması-online tıbbi makale çeviri Ciddi enfeksiyonlara da sebep olabilen mikroorganizmalar ile içiçe yaşamaktayız. Hatta, bunlarm bir kısmı normal şartlar içerisinde vücudumuzun çeşitli yerlerinde yaşamakta ve bir kısmın m yararları bulunmaktadır. Bu birliktelik bir ahenk ve denge içerisindedir. Bu dengenin mikroorganizmalar lehine bozulması sonucunda enfeksiyon meydana gelmektedir. Mikroorganizmalar ile aramızdaki bu dengenin devamlılığı bir takım savunma mekanizmaları ve engeller ile sürdürülebilmektedir. Merkezi sinir sistemi (MSS) mikroorganizmalara karşı çok iyi bir şekilde (deri, adale, kemik ve sıkı fibroz doku ile kuşatılmış ve vücudun derininde) korunmuştur. Enfeksiyon MSS'ye bir kaç yolla girebilmektedir: (I) MMS'ye penetre olan yaralanma veya ameliyatı takip eden doğrudan yerleşme, (2) orta kulak, sinüs ya da mastoid hava hücrelerindeki gibi bir komşu odaktaki enfeksiyondan kafa kemikleri ve menenksler yoluyla doğrudan yayılım, (...