Ana içeriğe atla

nevus 3

Yapısal Özellikler
Yapısal özellikler 0= yok 1=var şeklinde derecelendirilmiştir (lezyonda kolayca odağın görülebilmesi).
Asimetry:lezyonun bir yarısının ayna görüntüsü ile diğer yarısıyla olması.
Lateral uzama (veya dairenin kötü olması): kompound nevusda, bileşke komponentinin dermal nevi komponeneten 3 rete ileride olması; junktional nevide, iyi tanımlanmış sınırların varlığı yada yokluğunu değerlendirildi.
Epidermisin lentigus hiperplazisi:epidermal retelerin lentigo paternde uzaması.
Bazal melanositik hiperplazi:1. durum , en az uzayan rete bölümünde bazal tabaka boyunca melanositlerin sayılarında artış olması fakat bazal keratinositlerin yerini almamıştır; ve 2.durum, melanositler bazal tabakyla kesişmesi ve keratinositlerin yerini almıştır.
Junktional yuvalanma düzensizlği: büyüklükte değişkenlik, junktiona yuvanın yerleşimi ve şekli, tutarsız büyüklükler,uzamaya eğilim veya yuvaların birleşmesiepidermal reteler arasında yuvaların yerleşmesi.
Füzyon (köprüleşme): dermo-epidermal bileşkede puro şekilli veya uzamış yuvaların varlığı veya yokluğu veya komşu epidermal retelerde köprüleşme.
Suprabazal melanositler: bazal tabakanın ötesine melanositlerin göçünü kolayca bulunması (epidermis içerisinde).
Lenfotik yanıt: 1.durum, prevaskuler lenfoid infiltratların kolayca bulunması; 2.durum, bant şekilli lenfoid infiltratlar.
Melanofaj: melanin yüklü makrofajların papiller dermiste yerleşmesi.
Vaskuler belirginlik:normal dermisle karşılaştırıldığında, damarsal ağın belirginleşmesi (vasodilatasyon) veya damar sayısında artış olması.
Papiller dermisin fibroplazisi: 1.durum, papiller dermiste eozinofilik veya nonspesifik paternde fibroz dokuda artış ve dansitesinde artışla sonuçlanmasıdır, ve 2. durum laminer patern.
Solar elastozis: 1.durum, hafif (ince dağınık bazofil fibrilleri), 2.durum orta (kollajenden ayrı kaba elastatik fibriller) ,3.durum şiddetli (elastik metaryalden oluşan biçimsiz kitle formasyonu).

Sitolojik Özellikler

Sitolojik özellikler 0= yok, 1= nadir odak, 2=%10 hücre tutulumu, 3=%50-%100 hücre tutulumu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

8)EGO BÜTÜNLEŞMESİ YA DA UMUTSUZLUK DÖNEMİ

8)EGO BÜTÜNLEŞMESİ YA DA UMUTSUZLUK DÖNEMİ Psikososyal kriz: ego bütünlüğü ve umutsuzluk Egonun güçlenmesi sonucu gelişen duygu: bilgelik Yaşlılık dönemini kapsar. Özerklik duygusu zayıflamakta, girişimcilik kaybolmakta, yakınlık ve üretkenlik azalmaktadır. Yaşlı birey beden ve zihin arasındaki bozulan bütünlüğü sağlamak, hayata düzen ve anlam verebilmek için bir araç olarak felsefeyi kullanır. Benlik bütünlüğü benliğin kendi içinde bir düzen ve anlamının bulunmasıdır. Olumlu, olumsuz, acı, tatlı yönleri ile bütün bir yaşamın olduğu gibi kabul edilişidir, geleceğin korku ve endişe ile karşılanmamasıdır. Ego bütünlüğü bedendeki güç kaybı, bellekte zayıflama ve toplumsal açıdan da üretkenlik ve sorumlulukla ilgili kayıpların bir denge içinde bir arada tutulmasıdır. Geçmişin yeni baştan yaşanabilmesi için bir pişmanlık yoktur. Benlik bütünlüğüne ulaşmış kişi ölümden korkmaz. Bu evrede daha önceki dönemlerde kazanılmış benlik özelliklerinin iyice olgunlaşması ve birbirleriyle bütünleştiril...

AĞRININ ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ

AĞRININ ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ PERİFERAL RESEPTÖRLER Ağrı bilinç durumu ile ilişkili duyusal ve duygusal bir deneyimdir. Bir bireyin ne düzeyde ağrı hissedeceği hoşa gitmeyen uyaranların oluşturduğu ağrı uyarısı ve bu ağrıyı düzenleyen süreçlerin birbirleri ile etkileşimlerinin sonucudur. Ağrı deneyimini, nosisepsiyondan ayırt etmek önemlidir. Ağrı deneyimi hoşa gitmeyen uyaranların, ağrı şekline dönüşümünde görev alan nöral süreçleri tanımlar. Ağrı ve doku hasarı arasındaki ilişki çoğu hasta ve hekim tarafından yanlış anlaşılmaktadır. Daha fazla doku hasarının daha yoğun ağrı hissi uyandıracağı varsayımı sezgiseldir: inatçı ağrısı olan hasta zaman içinde ağrı şikayeti üzerine yoğunlaşır ve muayene eden hekim bu ağrı şikayetine yol açabilecek herhangi bir bulgu genellikle bulamaz ve hasta gözünde güvenilmez hale gelir. Doku hasarı derecesi ile ağrı şiddeti arasında basit bir doğrusal ilişki olmadığının anlaşılması ve ağrı deneyiminin karmaşıklığının ve birçok etkenden etkilendiğinin ...

MAKROLİDLERE VE LİNKOZAMİDLERE DİRENÇ MEKANİZMASI:

MAKROLİDLERE VE LİNKOZAMİDLERE DİRENÇ MEKANİZMASI: DİRENÇ ELEMANLARININ YAPISI VE KLİNİK ETKİLERİ klinik izolatlarda makrolid ve linkozamid dirençlerinde artış olduğu bildirilmiştir. ribozomal modifikasyon, antibiyotik effluksü, ve ilaç inaktivasyonu gibi multiple direnç mekanizmaları çeşitli direnç fenotiplerinin oluşmasına neden olur. in vitro makrolit direncinin klink önemiyle ilgili bir tartışma mevcuttur.Son veriler bakteri eridikasyonuyla Çocuklarda akut otitis media klinik sonuçlarının korelasyon halinde olduğunu göstermesine rağmen , makrolid tedavisiyle makrolid-resisdant pnömokokların eradikasyonunda gecikme olmasıyla sonuçlanmıştır. bu sonuçlara göre in vitro makrolid rezistansının belirlenmesi ve klavuz tedavisinin duyarlılık testlerinin doğru analizlenmesinin gerektiğini desteklemektedir. makrolidler >15 dekaddan beri bilinmektedir ve tedavi için eritromisin başlanmasıyla birlikte bir çok molekül klinik kullanım için geliştirilmiştir. gram-pozitif...